AD KAVMİ

AD KAVMİ

 

İslamdan çok önceki devirlerde yaşamış olan AD kavmi Yemende yaşamıştır ve  bugün Yemen ile Umman arasında kalan  Ahkaf , Hadramut ve Sihr taraflarında hüküm surmüslerdir. İsimleri bilinen hükümdarlari Ad , Şeddad ve Şedid’tir. Islam tarihcileri bu kavimden  Ad-ı İrem olarak bahsederler. Kuranda Fecr suresinde firavun ve Semud kavimlerinin de anlatıldığı yerde Ad kavminden de

 Elemtera keyfe feale rabbüke bi- Ad . Irama zat-il İmad ” denerek  bahsedilir ve mealen şöyle buyrulur : “Beldeler içinde benzeri yaratılmamış ve yüksek binalarla dolu İrem şehrinde oturan Ad milletine … Rabbinin ne yaptığını görmedin mi ? . Bütün bunlar bulundukları ülkelerde azdıkça azdılar . Oralarda fesat ve bozgun çıkarıp nizamı altüst ettiler. Bu yüzden senin Rabbin  de onların üstüne azap kamçıları yağdırdı .”  Fecr 6-10

 

A’raf suresinde ise işte bu Ad kavmine Hz. Hud’un Peygamber olarak gönderildiği şu  ifadelerle anlatılmaktadır :

 

“ Ad halkina da kardesleri Hud’u elçi olarak gönderdik. “ Ey benim halkım” dedi

“ Yalniz Allah’a ibadet edin, Ondan baska tanriniz yoktur. Hala ona karşı gelmekten sakinmayacakmisiniz ?”

Kavminin kafir yetkilileri : “Biz , ediler seni bir cilginlik , bir beyinsizlik icinde bocalar gorüyoruz ve senin yalancilardan biri oldugünu düsünüyoruz.”

“Ey halkim dedi , “Bende bir cilginlik , beyinsizlik yok , fakat ben sadece Rabbülalemin tarafindan size bir elciyim.”

“ Size Rabbimin buyruklarını teblig ediyorum. Ben Sizin iyiligine çalışan , sizi uyaran güveneceginiz bir insanim.

Sizi başıniza gelebilecek tehlikeler hakkinda uyarmak icin sizden birine Rabbiniz tarafindan bir teblig gelmesine mi hayret ediyorsunuz?

Hatirlayin ki , O sizi Nuh kavminden sonra onların yerine gecirdi ve sizi bedenen güçlü kuvvetli , gosterisli kildi. O halde Allahin nimetlerini unutmayip zikredin ki felah bulasiniz.”

“ Ya” dediler “ Sen bize yalniz Allah’a ibadet edelim , atalarimizin taptiklarını ise bırakalim diye mi geldin ?” Eger dogru soyleyenlerden isen haydi bizi tehdit edip durdugün o felaketi başımiza getir de görelim !”

“Iste !” dedi “ üzerinize Rabbinizden bir azap firtinasi ve bir hisim indi. Siz ve sizin ve atalarınızin uydurdugu ve tanrilastirmalarına dair Allahin a hicbir sey göndermediği birtakim bos isimler hakkinda mi benimle tartisiyorsunuz?’

Gozleyin oyleyse azabin gelisini! Ben de sizinle beraber gozlüyorum.”

“ Biz de onu ve onun beraberinde olanlari tarafimizdan bir lütuf olarak kurtardik ve ayetlerimizi yalan sayip iman etmeyenlerin ise kokünü kestik.”A’RAF 65-72

 

Yine Ad kavminin başına gelen azabi da anlattigi yerde soyle buyrulur:

 

“ Iste Semud ve Ad milletleri de o kafalara çarpan kıyamet dehşetini yalan saymışlardı. Bunlardan Semud o korkunc zelzele ile yok edildi. Ad ise azgın bir kasırga ile imha edildi. Allah o kasırgayi üzerlerine yedi gece sekiz gün kesintisiz olarak salıverdi. Oyle ki sen o halki ici bos hurma kütükleri gibi yerlere serilmiş görürdün. Simdi onlardan geri kalan bir sey görebilirmisin.” HAKKA 4-8

 

 

Şuara suresinde Ad kavmi ile Hz. Hud Aleyhisselam arasında şöyle bir konuşma geçtigi anlatılır :

123 – Âd halkı da resulleri yalancı saydılar.

124-127 – Kardeşleri Hûd onlara şöyle dedi: “Hâlâ inkâr ve isyandan sakınmayacak mısınız?

Bilin ki ben size gönderilmiş güvenilir bir elçiyim.

Öyleyse Allah’a karşı gelmekten sakının da bana itaat edin. Bu hizmetten ötürü sizden hiç bir ücret istemiyorum.

Benim ücretimi verecek olan ancak Rabbülâlemin’dir.

128-130 – Siz her yol üzerinde, gelip geçenleri şaşırtmak için bir alamet yapıp

saçma sapan şeylerle mi uğraşırsınız?

O muazzam yapıları dünyada ebedî kalmak gayesiyle mi inşa ediyorsunuz?

Başkalarının hukukuna karşı hiç sınır tanımadan hep böyle zorbalık mı yapacaksınız?

 

Hz. Hud o binaların sadece plan, sayı ve ihtişamlarına değil, aynı zamanda bu israflı yapıların o milletin ahlâk, kültür ve medeniyeti üzerindeki yakın etkilerine de itiraz etmiş oluyordu.

 

131-135 – Allah’a karşı gelmekten sakının da bana itaat edin!

Size bildiğiniz bunca nimetleri veren,

size evcil havyanlar ve evlatlar ihsan eden,

bağ ve bahçeler, pınarlar lütfeden o Rabbinize karşı gelmekten sakının!

Müthiş bir günün azabının tepenize ineceğinden, gerçekten endişe ediyorum!”

136-138 – “Sen” dediler, “Ha böyle nasihat etmiş, ha etmemişsin, bize göre hepsi bir.

Bizim tuttuğumuz yol, önceki atalarımızın sürüp gelen âdetlerinden başka birşey değildir.

Biz bundan ötürü de cezalandırılacak değiliz!”

139 – Neticede onu yalancı saydılar, Biz de onları imha ettik.

Elbette bunda, alınacak ibret var,

fakat onların ekserisi ibret alıp da iman etmezler.

140 – Ama Senin Rabbin aziz ve rahimdir (mutlak galıptir, geniş merhamet sahibidir).  SUARA SURESI

 

Alemlerin Sultanı  Hud aleyhisselamın isminin verildiği surede bu nezih peygamberi ile kavmi arasında geçen konusmaları anlatır . Bu ifadelerle bizlere ders veren Rabbimiz , Ad kavminin karakteristik özelliklerini de nazarımıza göstermektedir.

 

50 – Âd kavmine de, kardeşleri Hûd’u peygamber olarak gönderdik.

O da: “Ey benim halkım! Yalnız Allah’a ibadet edin, zaten sizin O’ndan başka bir ilahınız yoktur. Siz şirk koşmakla iftira etmekten başka bir şey yapmıyorsunuz!”

51 – “Ey halkım! Risaleti tebliğden dolayı sizden hiçbir ücret beklemiyorum.

Ben mükâfatımı yalnız ve yalnız beni yaratandan beklerim. Hiç düşünmez misiniz?”

52 – “Ey halkım! Haydi Rabbinizden af dileyin, sonra ona tövbe edin,

O’na dönün ki gökten size bol bol yağmur göndersin, gücünüze güç katsın, n’olur, yüz çevirip suçlu duruma düşmeyin!”

53 – “Ey Hûd!” dediler, “sen bize açık bir belge, bir mûcize getirmedin.

Biz de senin sözüne bakarak tanrılarımızı bırakacak değiliz. Sana asla inanacak da değiliz.”

54-56 – “Galiba tanrılarımızdan biri seni pek fena çarpmış!” demekten başka bir şey söyleyemeyiz.

Hûd dedi ki: “Ben Allah’ı şahit tutuyorum, siz de şahid olun ki: ben sizin Allah’a şerik koştuklarınızdan hiç birini tanımıyorum.

Artık hepiniz toplanın, bana istediğiniz tuzağı kurun, hiç göz açtırmayın, hiç süre tanımayın.

Ben benim de, sizin de Rabbiniz olan Allah’a dayanıp güvendim.

Hiç bir canlı yoktur ki mukadderatı O’nun elinde olmasın. Rabbim elbette tam istikamet üzeredir.”

Allah’ın yaptığı her iş doğrudur, güzeldir. O’nun rızası hakta, doğruluk ve adalettedir. O, dürüstlüğün hâmisi, doğruların yardımcısıdır.

57 – Eğer haktan yüz çevirirseniz, ben müsterihim, zira size ulaştırmakla görevli olduğum buyrukları size tebliğ ettim.

Rabbim dilerse, sizi gönderip yerinize başka bir topluluk getirir.

Ama siz O’na hiçbir şekilde zarar veremezsiniz.

Muhakkak ki Rabbim her şeyi denetlemektedir.

Allah’ın hafîz yani denetleyen olmasının anlamı şudur:

Hiçbir şey O’ndan saklanamaz. Bütün işlerinizi görüp kaydettirir de ona göre karşılığını verir.

58 – Azaba dair emrimiz gelince Hûd ve beraberinde olan müminleri, tarafımızdan bir rahmet eseri olarak kurtardık, onları pek ağır bir azaptan selamete çıkardık.

Birinci kurtarma Âd halkını imha eden kum fırtınasından, ikincisi ise âhiret azabından kurtarmayı ifade eder.

59-60 – İşte Âd halkı buydu…

Rab’lerinin âyetlerini inkâr ettiler, O’nun peygamberlerine isyan ettiler ve Hakka karşı gelen her inatçı zorbanın isteklerine uydular.

Hem bu dünyada lânete tâbi tutuldular, hem de kıyamet gününde.

Evet, Âd halkı, Rab’lerini tanımayıp inkâr yolunu tuttular.

Dikkat et: Nasıl da defoldu gitti o Hûd’un kavmi Âd!” HUD 50- 60

 

AD KAVMİYLE ALAKALI  MÜLAHAZALAR

 

Bamteli sohbetlerinde bu hususla alakalı şunlar vardır : “ Kuranda Peygamberlerin beyanlarından anlıyoruz ki Ad kavmi kaba kuvvetin temsilcileri , Tiranlar gibiler . Bunlar dağlarla boy ölçüşürcesine yaşamışlardır. Urartular vardır , 4000 sene önce yaşadıkları söylenir.Erzincandan Van’a kadar , Van kalesi onların eseridir (Ad kaviyle benzerlik gösterirler). Bunlar kayaların içine oyuklarda yaşamışlar oralara girdiklerinde  bunu ne yer zelzelesi yıkabilir ,ne gülleleri başımızdan yağdırsalar yıkılır  diyen mağrur ,enaniyetli, bencil haşa Allah’a karşı meydan okuyan insanlar…Bunların döneminde yine geliyor mum tahtaya dayanıyor , iş tabana dayanıyor. Bitiyor kendi adeta sonra bir yangın halinde kendini yakıyor bu kavim işledikleri isyanlardan dolayı.”(Ümit Atlasımız ve Geçmiş Kavimler , Bamteli 01.12.2009)

 

Yine yüsek binalarla alakalı Yeni Ümit dergisindeki bir değerlendirmede şunlar söylenir :

Kur’ân’da “Siz yüksek yerlere alamet binalar dikip boş şeylerle mi uğraşıyorsunuz? O muazzam yapıları dünyada ebedi kalmak gayesiyle mi inşa ediyorsunuz?” (Şuara sûresi, 128-129) ayeti müminler için mimaride takip edilmesi gereken yolu gösteren işaretlerden biridir. Her ne kadar Hz. Hud’un (a.s.) Âd kavmine bir seslenişini aktarmış olsa da, Kur’ân bunu Hz. Muhammed (s.a.s.) ümmetine bir uyarı olarak nakletmektedir. Yine bu çerçevede Fecr sûresi 6-12. ayetlerinde güç ifadesi için sütunlu binalar diken Âd ve gösteriş için yüksek kayalıkları oyarak muhkem yerleşim yerleri oluşturan Semud kavimleri ile azametin sembolü olarak yüksek kuleler diken Firavunlardan bahsedilmekte ve bu gayelerle yapılan işlerin sonuçta Allah’a birer başkaldırı ve yeryüzünde fesadı çoğaltmak olduğu vurgulanarak onların akıbetleri gözler önüne serilmektedir.

Burada, yanlış anlaşılabilecek bir hususa da dikkat çekmekte yarar vardır. Bu ayetlerden hareketle mutlak anlamda yüksek bina dikmenin mahzurlu olduğu sonucuna varılabilir. Ancak durum öyle değildir. Şuara suresindeki ayet, mutlak anlamda yüksek bina dikmenin değil, büyüklük duygusu ve güç sembolü olarak yüksek bina dikmenin Allah karşısında boş bir heves olduğunu ifade etmektedir. Nitekim müfessirler bu ayetin tefsirini yaparken ihtiyaç kavramının altını çizmekte ve Âd kavminin ihtiyaç olmadığı halde sırf eğlence ve kuvvet ızharı için bunları yaptıklarına ve Hz. Hud’un (a.s.) da bu sebeple onları ikaz ettiğine dikkat çekmektedir. (Yeni Umit)

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Connecting to %s

Takip Et

Her yeni yazı için posta kutunuza gönderim alın.

%d blogcu bunu beğendi: